Cemal Hünal, bakın kime kızıp da at almış?

Cemal Hünal, bakın kime kızıp da at almış?

Haziran 7, 2019 0 Yazar: admin

Cemal Hünal: Amerikalılara kızıp beygir aldım

İki meşhur oyuncu Cemal Hünal ve Övünç Şenay ile yeni oyunları ‘Işveren vesilesiyle buluştuk. Birbirleriyle az kalsın ruh ikizi olan iki eski arkadaş kahkahalar eşliğinde geçen söyleşide oldukça cana yakın itiraflarda bulundu. Bana da bu neşeli sohbetten arda kalanları yazmak düştü.

Büşra Kamış / Akşam

İlk sorum Onur Bey ’e. Kamuran Akkor ile beraber hayata geçirdiğiniz KATS Sahne ’nin kurucu ortağı olmaya nasıl karar verdiniz?

Onur Şenay: Fazla uzun süredir böyle bir hayalimiz vardı; fakat bu değin büyük bir yer yapacağımı düş etmedim. Ne yalan söyleyeyim Kamuran Akkor ile birincil konuştuğumuzda yuvarlak düşünüyorduk fakat Gayrettepe ’deki bu mekanı bulunca hayallerimiz otomatik olarak değişti ve Kamuran Hanım ile birlikte bir yıllık inşaat süreci içerisinde 2015 ’in Ocak ayında burayı tuttuk. İnşaatlar biter bitmez Aşk Listesi oyunuyla sanat dünyasına merhaba dedik. Şu Anda ayrıca restoranımız ayrıca oyun sahneleyebileceğimiz hem de konser verebildiğimiz ve aynı zamanda eğitim yapabildiğimiz bir salonumuz var. 1 seneyi geçtik ve şimdi fazla başarılı gidiyor. Diğer oyuncu arkadaşlarımıza ve tiyatro gruplarına yer sunma imkanımız da var.

Yaz döneminde ve yeni sezonda bizi neler bekliyor?

Yoğun bir hazırlığımız var. Şimdilik ismini vermeyeceğim fakat Cemal Hünal ’ın yönetmenliğini yaptığı bir oyun projemiz var; ona hazırlık yapıyoruz. Nurgül Kan ile bir oyun hazırlığımız var. Burası bütün anlamıyla repertuar tiyatrosu ve burayı öbür farklı seslerin yükselebileceği bir yer haline getirmeye uğraşıyoruz.

ÖZ ELEŞTIRI YAPMAM UYUMAYI SEVERİM

Cemal Hünal ile hedeflemek nasıl bir duygu?

Cemal ile ilk olarak çalışmıyoruz daha önce Aşk Kokusu ’nu yapmıştık. Çocukluk arkadaşıyız ve çok evvelden de yapacağımız projeleri şöyle yapsak böyle yapsak diye konuşuyorduk. Yaşımız büyüdü; şanslıyız ki hayallerimize ulaştık. Birlikte çoğu projeye imza atmış olduk. Arkadaşlar aralarında sohbet nasıl gelişiyorsa bu oyun da böylece gelişti. Birlikte çalışmaya karar verdikten sonradan metni ve projeyi iyi planlamak gerekiyordu. Şimdiye dek aldığımız reaksiyonlara kadar yine iyi bir proje yaptığımızı görüyoruz.

Oyunda aralıksız öz eleştiri yapıp iç muhasebenizi yapıyorsunuz. Gerçek hayatta başınızı yastığa koyduğunuzda öz tenkit yapıyor musunuz?

Cemal Hünal: Gerçek hayatta şiddet kararlar vermiyorum. Gece uyumayı seviyorum, böylece diyeyim.(Gülüyor)

Tiyatro, sinema, dizi… Sizin için ilk sırada hangisi gelir?

O.Ş: Yani şimdiye dek tiyatronun birincil sırada geldiğini söyleyebilirim. Tercihlerim defalarca tiyatrodan yana oldu fakat bu dizi v sinema yapmayacağım anlamına gelmiyor. Hayatım tiyatro tarafında daha yoğun geçti.

C.H: Üçünün de farklı güzellikleri var benim için. Oyunculukta en çok müsamaha alabildiğim yer sahne tabii ancak. Çünkü performansı beraberinde taşıyorsun ve seyirciyle etkileşim sağlayıp belirli kararlar verip devam etmen gerekiyor, dolayısıyla beni en çok pişiren, benim en çok “oyunculuk yapıyorum” diyebildiğim ve kimsenin “kes” diyemediği, benim de istesem de duramayacağım bir yer tiyatro. Sinemayı fazla seviyorum. Çok başka yerden çok başka bir us zinciri. Duygu biriktirmeyi ve karar vermeyi gerektiriyor. Dizide de en fazla sevdiğim şey bana bir karakteri keşfetmek için çok uzun bir zaman vermesi. Sette manâsız vakitlerde daha uzun bir sürü şey düşünüyorum karakterimle ilgili.

Yakında bir sinema filminiz olacak. Bunu birazcık açar mısınız? Nasıl bir film bekliyor bizi?

Cemal Hünal: Hangisi acaba? İcraya verdim onları, hiç o konuyu açmayalım. (Gülüyor) ‘Benzersiz ’ adında bir filmim çıkacak. Aksiyon filmi. Tarantino hikayeleri gibi çok değişik bir konusu var. Tamamı Konya ’da yapıldı ve çekildi. Filmdeki arabalar da dahil elde etmek üzere.(Gülüyor)

TUNCEL KURTİZ İLE ÇOK UZUN MESAİM VAR

Nuri Bilge Ceylan mı? Zeki Demirkubuz mu?

Cemal Hünal: Hangisinin adını söylersek diğeri bize hitabe alır. Bunu da böyle yazabilirsin. (Gülüyor)

Övünç Şenay: Yapma bize bunu! İkisi de bambaşka fikirleri olan farklı teknikleri olan ayrı millet. İkisiyle de kastetmek isterim. İkisi aralarında bir fark yapar mıyım? Hayır yapmam. Sorduğun iki ismi kesinlikle karşıma almayı istemem. (Gülüyor)

Cemal Hünal: Olacak iş değil.

Peki Türk sinemasında hangi isimleri örnek alıyorsunuz?

Cemal Hünal: Tuncel Kurtiz. Onunla çok uzun mesaim var. Biz bir sene benzer evde yaşadık.

Iftihar Şenay: Gerçekten çok iyi oyuncular var. Bu meslek için hayatını mal etmiş, gönlünü vermiş… Münir Özkul örneğin. Hepsine koskocoman saygı duyuyorum zaten örnek alacaksam bir kişiyi model olarak yeğlemek yerine herkesin bence en iyi olduğu noktalarını toparlayıp biraraya getirmeyi kendi adıma seçim ederim.

Albüm çalışmanız hakkında data alalım Cemal Bey..

Övünç Şenay: Süt içtim dilim yandı… (Kahkahalar)

C.H: Provalar yapıyoruz kesintisiz. Eşsiz şarkılar var.

Hangi stil?

C.H: İster istemez rock ’a çekiyor azıcık.

Ne zaman çıkıyor albüm?

Onur Şenay: Fazla uzayacağını sanmıyorum.

C.H.: Yaa doğru. Hatta yazın ortasında ikinci bir single daha çıkarabiliriz.

AMERİKALILARA KIZIP KENDİME AT ALDIM

Bir yanlamasına da Etnosporla ilgileniyorsunuz. Bu ilgi nereden geldi?

C.H: Etnospor kurulmadan önce 15 senedir atlı okçuluk yapıyordum. genelde ben atçılık tarafındayım. Ve bunun çok eksikliğini hissediyordum. Nedenini bilmiyorum tabii, atçı olan bir aileden gelmedim ama atçılık kültürümüzün kökünde olan bir şey ve dünyanın bir fazla ülkesinde törenlerde, alaylarda kendilerine ait kostümleriyle atçılık gösterileri yapılıyor Türkiye ’de bu yoktu. Cirit vardı. Dünyanın en hoş beygir oyunu lakin sakatlanmalar çok oluyordu bir şekilde ıslah edememiştik. Atlı okçuluk, başlı başına zaten bu topraklara ait bir savaş sanatı. E Macaristan ’da yapılıyor. Allah ’ın Amerikası ’nın patates memleketinde dünyanın birincil atlı okçuluk şampiyonası yapılmıştı. Ben de bozuldum açık konuşmak gerekirse sonradan beygir aldım kedime bir tane.

Siz yurtdışında da yaşayan varlıklı bir birikiminiz var. Öteki devletlerle Türkiye ’yi karşılaştırdığımızda nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

Iftihar Şenay: Valla iki tarafın da birbirine karşısında eksisi ve artısı var. Niye orda değiliz niye burda değiliz gibi tartışmalara girmektense bulunduğumuz yeri güzelleştirmek, yaşadığımız toprakları daha farklı ayla getirmek, daha iyiye götürmek için uğraşıyoruz hepimiz. Yetersiz olduğumuz yerler vardır, doğrudur. Avantajlı olduğumuz yerler de var, bu da doğrudur. Fazla geniş bir cumhuriyetiz, yani her şeyi bir araya getirmek vakit alıyor. Biz de bu gençlik döneminde bu toylukları her zaman yapıyoruz üzerine koyarak da büyümeye çalışıyoruz. Nasıl söyleyeyim? Yaş farkı diyelim şimdilik. Bu yaş farkı kapanmayacak ama bir zaman gelecek ama tecrübelerle o yaş farkı da ortadan kalkacak. Ondan sonrası da bizim için fazla kuytu olacaktır diye düşünüyorum.

Cemal Hünal: Valla ben Amerika ’da, İngiltere ’de yaşadım ve Türkiye ’de biz harika şanslıyız. Coğrafyası gereği fazla güzel bir ülkede yaşıyoruz. Illaki dünyada yönetilmesi en güç ülke Türkiye. Coğrafi konumu itibariyla daha şiddet bir konumda olamazdı. Şu son 200 senedir başımıza gelenlere bakın, bu millet sağ duyusunu hiçbir vakit kaybetmiyor. Ben size şöyle birşey söyleyeyim; Los Angeles ve Londra ’da 5 yıl yaşadım. Ne Los Angeles ’ta ne de Londra ’da Allah ’ın hiçbir kulu günün herhangi bir saatinde İstanbul sokaklarındaki gibi rahatlıkla gezemez. İstanbul ’da gece tek başına bir bayan Londra ’dakinden çok daha rahattır. Bizim insanımız çok merhametli, sağ duyulu. Şahsiyet olarak bozulmaya müsait bir ahali değiliz. Bizim en büyük şansımız da bu. Bunu hiçbir şekilde açıklayamazsın. Biri sana birşey yapmaya kalksa üçüncü birey müsaade etmez. Amerika ’da ise kafandan arabayla geçseler bir birey bile gelip müdahale etmez. Kapitalizm Türk vatandaşlarının cebini yutmuş olabilir lakin kalbimizi katiyen!

Bundan sonrası için hedefleriniz nelerdir?

C.H: Senede bir tane film çekmek. Kendi hikayelerimden…

O.Ş: Benim de işte inşallah becerebilirsek konservatuvar ayarlamak. Daha yolu uzun bu işin, dayanma gerekiyor biraz.

GENÇLER “YAPICAZ, EDİCEZ” DEMESİNLER, YAPSINLAR

Tiyatrocu edinmek isteyen gençlere tavsiyeleriniz?

C.H: Diğer meslek bulsunlar kendilerine.

O.Ş: Valla gençleri sahnelerde oyun seyrederken görmeyi daha çok isterim. Sahneleri abes bırakmasınlar. “Yapıcaz, edicez” diye demesinler. Bir lahza önce yapsınlar ve bol bol üretilmiş işleri de görsünler.

Dizilerdeki yeni yüzleri görüyor musunuz? Eleştriyor musunuz oyunculukları?

C.H: Ben Ufak Otobüs Tayo ’yu izliyorum.

O.Ş: O ne lan?

C.H: Var ya hani otobüs durağında çocuklara sesleniyor. Bizimki seyrederken başında bekliyorum. Otobüs parketmeyi, durdurmayı öğretiyor.

Doğan Atilla ’nın oyuncu olmasını ister misiniz?

C.H: Hayır.

O.Ş: Mühendis olsun! Hekim olsun (Kahkahalar)